CHP İZMİR’DEN CUMHURİYETE YAKIŞAN KUTLAMA - YÜCEL: CUMHURİYETLE HESABI OLANLARIN HESABINI HALK KESECEK.  
29.10.2021
993
Yazı Boyutu: A- A+

 

CUMHURİYETİN 98. YAŞINA COŞKULU KUTLAMA

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığının, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için düzenlediği kutlama programı, binlerce İzmirli vatandaşın ve partililerin katılımıyla, Cumhuriyetin gövde gösterisine dönüştü.

Cumhuriyetin ilanının 98’inci yıldönümü sebebiyle, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekilleri Mahir Polat, Ednan Arslan, Bedri Serter, Tacettin Bayır, Atila Sertel, Murat Bakan ve Özcan Purçu, Parti Meclisi Üyeleri Rıfat Nalbantoğlu ve Devrim Barış Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu, CHP Kadın Kolları MYK üyeleri, CHP İlçe Örgüt Başkanları, İlçe Belediye Başkanları, İl Başkan Yardımcıları ve İlçe Yöneticileri, Kadın Kolları ve Gençlik Kollarının il ve ilçe başkanlarıyla ilçe yöneticileri, İl Disiplin Kurulu üyeleri, Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin Meclis üyeleriyle, İzmirli vatandaşlar ve parti üyeleri katıldı.   

Törene CHP İzmir il başkanı Deniz Yücel’in İl Kadın ve Gençlik Kolları Başkanlarıyla birlikte, Atatürk anıtına çelenk sunumu gerçekleştirmesinin ardından yapılan saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlandı. Törende konuşan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Cumhuriyet, laiklik ve mecliste oylanan son tezkere üzerinden iktidara sert eleştirilerde bulundu.

Yücel, “sahte cemaatlerin ve karanlığın içinde, cumhuriyete düşman olarak yetişmiş olanların, bu faziletten nasiplenmesini ve yüksek ahlaki değerlere ulaşmasını beklemek mümkün değildir” sözlerine yer verdiği konuşmasında, şunları söyledi;

Bugün,  Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, "Ya istiklâl ya ölüm" parolasıyla başlattığı ve bütün imkânsızlıklara rağmen, büyük fedakârlık ve kahramanlıklar göstererek, eşsiz bir zaferle taçlandırdığı Kurtuluş Savaşı’nın neticesinde kurulan, Cumhuriyetimizin 98’inci kuruluş yıl dönümünü kutlamanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı Türk milletinin azim ve kararlılığıyla birlikte verdiği ve nihayetinde muvaffak olduğu zorlu bir mücadeleden sonra ülkenin yönetim şeklini neden cumhuriyet olarak seçmiştir? Bu sorunun cevabını hiç merak ettiniz mi?

Bu sorunun cevabı kitaplara konu olabilir. Ya da üniversitelerde tez konusu olabilir. Ama kısaca ifade edecek olursak Atatürk Türk ulusuna en uygun ve en yakışan yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğuna karar vermiştir çünkü Cumhuriyet en temel ifadesiyle insanca yaşamaktır.

Cumhuriyet medeniyettir.

Cumhuriyet eşit yurttaşlıktır.

Cumhuriyet halkın, ülkeyi yönetme konusunda yetki verdiği kişileri kendisinin seçmesidir.

Demokrasinin çağdaş, doğru ve adaletli bir şekilde hayata geçebilmesi için en uygun hükümet şekli cumhuriyettir.

Buradan hareketle şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Cumhuriyetin gerçek anlamda hayata geçmesi, o ülkede demokrasinin tüm kurumlarıyla birlikte amasız, fakatsız, lakinsiz, her türlü çekinceden ve kayıttan uzak bir şekilde işlemesini gerektirir. Cumhuriyet; aklı, bilimi ve liyakati önceleyen bir yönetim biçimidir.

 

Damadı hazinenin başına, oğlanı yandaş vakıfların başına oturtmak gibi liyakatsiz tasarruflarla ya da “Faiz, sebep enflasyon sonuçtur” gibi hiçbir bilimsel temeli olmayan, akıl dışı önermelerle ülkeyi yönetmeyi reddeder.

Cumhuriyet rejiminin tam anlamıyla hayata geçtiği bir ülkede, bir kişi yargılandığı davada beraat ettiği ve tahliye olduğunda, sırf cezaevinden çıkamasın diye jet hızıyla yeni iddianameler düzenlenmez, yeni tutuklama kararları verilmez.

O halde şunu da çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bize bugün bu tabloyu yaşatanlar Cumhuriyet ve Cumhuriyet değerleriyle savaş halindedir.

İKTİDAR SAHİPLERİ BAŞKA BİR TÜRKİYEDE YAŞAMAKTA

Bugün ülkemizde hükümet edenlerin ve onların paçasına yapışarak varlıklarını sürdürmek isteyenlerin, Cumhuriyet değerlerinden uzaklaştıkça, halkımıza ve ülkemize yaşattığı yokluğa, adaletsizliğe ve uluslararası arenada yaşadığımız itibarsızlaşmaya hep birlikte şahit oluyoruz.

Tüm bunları yaşamak elbette acı ama daha acı olansa, bunları bizlere yaşatanların bu acılardan beslenmesi, zenginleşmesi ve tüm bunlar olurken de millilikten, dini değerlerden dem vurarak, halkı kandırabileceklerini sanmalarıdır.

Cumhuriyet, fazilettir. Cumhuriyet erdemdir. Cumhuriyet rejimi faziletli ve erdemli insanlar yetiştirir.

Karanlık güçlerin maşası ya da karanlık emellerin esiri olan bazı cemaatlerin ve karanlığın içinde cumhuriyete düşman olarak yetişmiş olanların, bu faziletten nasiplenmesini ve yüksek ahlaki değerlere ulaşmasını beklemek mümkün değildir.

Türkiye Cumhuriyetinin 100. Yılına yaklaşırken, Cumhuriyet değerlerinden ve demokrasiden gün geçtikçe uzaklaşan bir ülke olduk. Üstelik bu durum günümüz iktidarının bilinçli bir tercihi ve uyguladığı cumhuriyet karşıtı politikaların sonucudur. İktidar sahipleri artık öyle bir ruh haline bürünmüşlerdir ki; saraylarıyla, yandaş vakıflarıyla, beşli çetesiyle ve yandaş şirketleriyle, başka bir Türkiye’nin varlığına inanmaktalar.

Onların Türkiye’sinde adaletsizliğin, yolsuzluğun, haksızlığın, emek sömürüsünün, devletin kurumlarını arpalık olarak görmenin, anayasayı çiğnemenin ve Atatürk’e hakaret etmenin bir cezası yok.

Onların Türkiye’sinde;

Saray şakşakçılarına devlette kadro var.

Özel davetlerle kapalı kapılar arkasında verilen milyarlık ihaleler var.

Biat edenlere, “kral çıplak diyemeyenlere” üçer yerden, ayrı ayrı dolgun maaşlar var.

Devletin hazinesini talan edenlere alkış, laikliğe ve ulu önderimize hakaret edenlere itibar var.

Yine onların kafasında; gerektiğinde oy uğruna en azılı teröristler kırmızı halılarla karşılanıyor, devletin televizyon kanalı terör örgütü liderlerinin propaganda aracı olabiliyor, Mehmetçiği şehit edenlerin azılı teröristlerin ayağına gidilip, kapısında beklenebiliyor ve bu rezilliğe karşı da, yüzsüzce milli nutuklar atılabiliyor.

İktidar sarhoşluğuyla kafası başka dünyalarda olanlar, işlerine geldiğinde hain terör örgütleriyle kol kola yürüyen, kapalı kapılar ardında görüşmeler yapanlar, Cumhuriyet Halk Partisini meclise gelen son tezkere üzerinden tehdit etme ve hedef gösterme arsızlığını gösterebiliyor.

CUMHURİYETLE HESABI OLANLARIN HESABINI HALK KESECEK

Tezkere’nin neden 2 yıl olduğunu, neden yabancı askere izin verdiğini açıklayamayanlar, gerçek vatan evlatlarını, Cumhuriyet Halk Partisini ve onun genel başkanını hedef göstermeye çalışıyorlar.

Genel Başkanımızın linç edilmeye çalışıldığı hain Çubuk Saldırısı görüntüleri üzerinden mesaj vermeye çalışanlara sesleniyorum. Bizler Kuvayı Milliyecilerin torunlarıyız. Bizler Hasan Tahsin’in, Seyit Onbaşının torunlarıyız. Bizler Gazi Mustafa Kemal’in, Lozan Kahramanı İsmet İnönü’nün, bu vatan için şehit düşenlerin torunlarıyız. Ne senden ne de senin şürekandan zerre kadar korkumuz yok. Sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Tüm bu yaşananlar, iktidarın artık insicamını iyice kaybettiğini, yalpaladığını, kendilerini kurtarmak için ülkeyi karıştırmayı arzuladıklarını açıkça göstermektedir.

İlk seçimde, içi boş tehditleri, harekete geçirmeye çalıştığınız karanlık güçleri, millete zulüm ettiğiniz zihniyetinizi de sandığa gömecek ve ülkemizin ihtiyacı olan huzuru ve barışı, demokrasiyi ve adaleti tesis edeceğiz.

Cumhuriyetimizin ışığını ve Atatürk’ün emanetini tüm kadrolarımız, dostlarımız ve halkımızla birlikte, Cumhuriyetimizin 100. Yılında, demokrasiyle taçlandıracağız.

Hiç kuşkum yoktur ki, Cumhuriyetimizle hesabı olanların hesabını, halkımız ilk seçimde sandıkta kesecektir.

Cumhuriyet vazgeçilmezimiz, laiklik olmazsa olmazımız, vatanımızın ve milletimizin refahı kırmızıçizgimizdir. Bizlere bu günleri yaşatan, Cumhuriyeti kuran ve bizlere emanet eden Ulu Önderimiz, Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm cumhuriyet şehitlerimizi minnet ve özlemle anıyor, Aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. En büyük bayramımız, Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

MURAT BAKAN: 2023’DE CUMHURİYETİ BİR CUMHURİYET HALK PARTİLİYE EMANET EDECEĞİZ

CHP İzmir İl Başkanlığının düzenlediği törene katılan ve kürsüye davet edilen CHP İzmir Milletvekilleri adına İzmir Milletvekili Murat Bakan tören alanındakilere seslendi. Bakan yaptığı konuşmada "Cumhuriyet benim için Anadolu’nun yoksul köyünden çıkan kimsesiz çocuğun kaymakam, vali, polis savcı olabilmesiydi. Bu hayali yok etti bu iktidar. Bugün bir cemaatin referansı olmadan bir yoksul ailenin çocuğu bu ülkede kaymakam vali polis olamıyor. 2023’de cumhuriyeti bir Cumhuriyet Halk Partiliye emanet edeceğiz" dedi.

MUSTAFA ÖZUSLU: ANT OLSUN Kİ BAŞARACAĞIZ

Törenin son konuşmasın yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Özuslu da, Nutuk’tan alıntılar yaparak yaptığı konuşmada şunları dile getirdi;

Dün olduğu gibi bugün de öğreticiliğini ve güncelliğini koruyan Nutuk’tan alıntı yaparak sözlerime başlayacağım. Değerleri yoldaşlarım; Bugün oldukça kritik bir dönemeçte, Cumhuriyetimizin 100’ncü yılına ve ikinci yüzyıla emin adımlarla ilerliyor ve vatandaşların kararlı duruşunu görüyoruz. Bütün engellere, sorunlar rağmen 100’ncü yılında bizlerin elinde var olacağı yerinde önem ve gücünü kavramakta asla zorlanmıyoruz. Bugün 100’ncü yıl marşını verecek zor zamanlardan geçiyoruz. Bu marşı hep beraber yaşayacağız. Cumhuriyet idealini hep birlikte yaşama zamanı tüm zamanlardan daha fazla ihtiyaçtır. Bütün bu ideallerin altını oyan eşitsizlikleri bertaraf etmek zorundayız. Yok edilen doğanın, kuruyan göllerin, harap ovaların, yanan ormanların, hedef haline getirilen hak savunucularına yapılan haksızlıkları hep birlikte yok edeceğiz. Geçmişe dönüp bakacağız e bizlere güç veren birçok örneği o geçmişte bulacağız. 10’ncu yılda CHP’liler olarak oradaydık, 100’ncü yılda buradayız diye haykıracağız. 100’ncü yıl için Genel Başkanımızın yaptığı çağrıyı hep birlikte haykıracağız. Buradan Cumhuriyeti kuran o kutlu iradeye andımız olsun başaracağız. İkinci yüzyılda sultanlık hayali kuranlara karşı demokratik parlamenter sistemi biz kuracağız. İktidarımızda liyakat diyeceğiz. Kimsesizlerin kimsesi olan Cumhuriyeti çok güçlü sosyal devlet ile bir araya getireceğiz

CHPnet

SİTELERİ